SAĞLIKLI İNŞAAT

SAĞLIKLI İNŞAAT

10 Şubat 2018

Gelişen ve değişen teknolojiyle birlikte inşaat sektörü de önemli evrelerden geçmiştir. Daha sadece yüz yıl öncesine kadar hayal bile edilemeyecek büyüklükte binalar, gökdelenler yapılır oldu. Teknolojideki gelişmeler sayesinde çok daha uzun sürede yapılan işler çok daha kısa zaman dilimlerinde yapılıyor ve hatta kullanılan malzemeler daha çeşitli, ısıya, rüzgara, depreme daha dayanıklı inşa ediliyor. Sektörün bu hızla büyümesi çalışan sayısının hızla artmasına, buna bağlı olarak iş güvenliği ve sağlılığı ile ilgili problemlerin de artmasına sebep olmaktadır. İnşaat sektörü bütün sektörler arasında iş kazası olarak ilk sıradadır. Bu duruma, çalışma şartları bakımından en riskli sektör olması sebep olarak gösterilebilir. İş kazaları arasında en sık rastlanan kazalar; düşmeler, taşıma sırasında kazalar, makinelerden kaynaklı, çarpma ve elektrik çarpması en yüksek oranlı kazalardır. İnşaat sektörünün faaliyet alanları çok çeşitlidir; baraj, metro, köprü, yıkım, marangozluk, elektrik, kazı çalışmaları gibi daha fazla alan sayılabilir. Bu kadar fazla sektör çok çeşitli hastalık ve kazaları da beraberinde getiriyor. Ölümcül kazalara ek olarak, kimyasal tehlikelerden kaynaklanan hastalıklar, fiziksel tehlikelerden kaynaklanan hastalıklar(gürültü, güneş, basınç), biyolojik tehlikelerden kaynaklanan hastalıklar(mantar, yırtıcı hayvan) kayıtlarda karşımıza çıkan çeşitlerdir.

Sosyal Güvenlik Kurumu ‘nun Şubat 2018 tarihi ile yayınlanmış en son istatistik rakamları 2016 yılına aittir. SGK ’nın kayıtları incelendiğinde iş kazası ile ilgili bazı sonuçlara varılmış çalışmalar vardır. SGK ‘ya iş kazası olarak gelen ve bunu inşaat sektörü olarak kayıtlara geçmesiyle istediğimiz kısıtlarda filtreledik ve sonuçlar şaşırtıcı çıktı. 2016 yılında inşaat sektöründe toplam 44.552 iş kazası meydana gelmiştir. Bu rakam Türkiye ‘deki toplam iş kazalarının %15,57 ile inşaat sektörünü ilk sıraya taşır. İş kazaları genelde günün yaklaşık ilk üç saatinde ya da son saatinde meydana gelmiştir. Bu demektir ki; çalışanlar güne adapte olmaya çalışırken ve gün sonunda günün yorgunluğuyla oluşan dalgınlıkla kazalara sebep oluyorlar. Yine SGK istatistikleri baz alınarak bir başka sonuç ise; iş kazalarının çoğunun sonbahar ve kış mevsimi başlarıdır. Bunun sebebi ise, yaz döneminin inşaat sektörü için en verimli ve inşaat sektörü için oldukça yoğun bir dönem olması ve işçilerin bu yoğun tempodan çıkıp ara vermeden işe devam etmeleri o yorgunlukla kazalara sebebiyet vermeleridir.

Türkiye iş kazaları açısından inşaat sektöründe dünya sıralamasında da ilk sıradadır diyebiliriz. Bunun sebebi olarak eğitim düzeyi düşüklüğü oldukça etkendir. İnsanlarda olan aşırı cesaret, daha önce hiç kaza geçirmemeleri, deneyimlerine çok güvenmeleri bundan dolayı çalışırken iş güvenliğini ihmal etmeleri, güvenlik önlemleri almamaları ilk sırada olma sebeplerimiz olarak sayılabilir. İnşaat sektöründe çalışan sirkülasyonun fazla olması işçi eğitimini zorlaştırmakta ve sürekli eğitimli kalmasını imkansız hale getirmesi de bir gerçek. Sektördeki iş kazalarının getirdiği yaralanmalar ve ölümler iş güvenliği çalışmalarının artması için tetikleyici olmuştur. Maddi manevi pek çok kayba sebep olmasından dolayı iş kazası verilerinin daha detaylı özenle tutulması gerekir. Etkin metotlarla analiz edip sonuçların doğru şekilde değerlendirilmesi önemlidir. Bu şekilde eksiklikler belirlenip kaza önleyici çalışmalara yön vermemekte önem teşkil eder.

Haberi Paylaş: