Yapı stokunun yenilenmesi için dönüşümün önündeki engeller kaldırılmalı!
Afet riskinin azaltılmasında mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi ve yüksek risk taşıyan yapıların yenilenmesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan TMB Başkanı M. Erdal Eren, kentsel dönüşüm uygulamalarının daha hızlı ve etkin biçimde hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Depreme dayanıklı şehirler inşa etmek, yalnızca bugünün risklerini azaltmak değil, geleceğin şehirlerini doğru temeller üzerinde kurmak anlamına gelmektedir. Şehirlerimizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, gelecekte karşılaşabileceğimiz afetleri de dikkate alarak tasarlamalıyız. Kamu, özel sektör, akademi ve meslek kuruluşlarının ortak akılla hareket ettiği; bilimin ve teknolojinin yol gösterici olduğu bir anlayışa ihtiyacımız var.” dedi.
DOĞRU ŞEHİR PLANLAMASI!
Türkiye’nin deprem kuşağında yer alan bir ülke olduğuna dikkat çeken Başkan Eren, “Deprem riskini ortadan kaldırmak mümkün değil; ancak, doğru şehir planlaması, mühendislik esaslarına uygun yapı üretimi ve etkin denetim ile can kayıplarını en aza indirmek mümkün. Bu nedenle deprem hazırlığını yalnızca afet sonrasında yürütülen çalışmalarla sınırlamamalı, risk azaltma politikalarını şehirlerimizin gelişim sürecinin ayrılmaz bir parçası haline getirmeliyiz.” dedi.
Başkan Eren, “Bugün atacağımız her adım, yarın karşılaşabileceğimiz bir afetin sonuçlarını doğrudan etkileyecektir. Riskli yapıların tespitinden güçlendirme ve yenileme çalışmalarına kadar bütün sürecin hızlandırılması gerekmektedir.
Bunun için kentsel dönüşümün ekonomik ve hukuki açıdan uygulanabilirliğini artıracak mekanizmaların güçlendirilmesi, vatandaşlarımızın dönüşüm süreçlerine katılımını kolaylaştıracak modellerin geliştirilmesi ve finansmana erişimin önündeki engellerin azaltılması büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
Yeni yapı üretiminde kalite ve denetimin vazgeçilmez olduğunun altını çizen Başkan Eren, “Güvenli yapılaşma, yalnızca doğru malzeme kullanımıyla değil; doğru planlama, nitelikli mühendislik hizmetleri, yetkin uygulama ve etkin denetimin bir bütün olarak işletilmesiyle mümkün olabilir.
SEKTÖRDE NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI GELİŞTİRİLMELİ
Yapı üretim zincirinin tüm aşamalarında kalite standartlarının eksiksiz uygulanması ve mevzuatın tavizsiz biçimde hayata geçirilmesi elzemdir. Bunun yanında sektörümüzde nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi de yapı güvenliğinin sürdürülebilirliği açısından temel unsurlardan biridir.” dedi.
“Depreme dayanıklı şehirler inşa etmek, yalnızca bugünün risklerini azaltmak değil, geleceğin şehirlerini doğru temeller üzerinde kurmak anlamına gelmektedir.” diyen Eren, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şehirlerimizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, gelecekte karşılaşabileceğimiz afetleri de dikkate alarak tasarlamalıyız. Kamu, özel sektör, akademi ve meslek kuruluşlarının ortak akılla hareket ettiği; bilimin ve teknolojinin yol gösterici olduğu bir anlayışa ihtiyacımız var.
Türkiye Müteahhitler Birliği olarak afetlere dirençli, sürdürülebilir ve güvenli şehirler inşa etme hedefi doğrultusunda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz. 17 Ağustos’un yıl dönümünde yitirdiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, aynı acıların yeniden yaşanmaması için depreme hazırlık konusunda kararlılıkla çalışmamız gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.” dedi.
Duman inşaat konut projeleri hakkında detaylı bilgi için bize ulaşabilir yada satış ofislerimizle irtibata geçebilirsiniz